• An Image Slideshow
  • An Image Slideshow
  • An Image Slideshow
  • An Image Slideshow
  • An Image Slideshow

Cinsel eğitime Giriş:Birçok insan ergenlik bittiği zaman cinsel eğitimin de bittiğini düşünür. Ama  cinsel eğitim bir ömür boyu devam etmesi gerekir. Hem daha zevkli hemde daha güvenli cinsellik için eğitimi,in devam etmesi şarttır. Cinsel eğitim aile planlamasını,üremeyi (yumurtlama,gebe kalma, embriyo ve fetüsün gelişimi),vücut şeklini,cinsel yönelmeyi,cinsel zevki,değerleri, karar vermeyi,iletişimi, çıkmayı,ilişkiyi ve cinsel yolla bulaşan hastalıkları ve bu hastalıklardan korunmayı ve doğum kontrol yöntemlerini bütün yönleriyle kapsayan bir eğitim demektir.

Cinsel eğitim gayri resmi yollardan edinilebilinir: anne-babadan, arkadaşlardan, dinsel bir kişiden, veya medya yoluyla elde edilebilinir. Aynı zamanda cinsel yardım kitaplarından,magazinlerden,cinsel terapistlerden, cinsel içerikli  internet sitelerinden de öğrenilebilinir. Resmi cinsel eğitim ise okulda veya  sağlık kuruluşlarından elde edilebilinir. Okullarda verilen cinsel eğitim bazı ülkelerde müfredata biyoloji dersleri gibi bazı derslerde girer ve geniş şekilde öğretilir. Bazı ülkelerde ise cinsel konular tabudur ve okullarda veya müfredatlarda bu konulara rastlanılmaz.

Dünyada çocuk gebeliklerin artması, evlilik dışı doğumların çoğalması,prezervatif ve hormonal doğum kontrol yöntemlerinin ortaya çıkması, ve de AIDS vb cinsel yolla bulaşan hastalıkların artması cinsel eğitimi bir zorunluluk haline getirmiştir.

AIDS’in ortaya çıkması cinsel eğitim konusunun aciliyetini de dünya gündemine taşıdı. AIDS’in salgın halini aldığı bir çok AFRİKA ülkesinde bilim adamları cinsel eğitimi hayati halk sağlığı konuları arasına almalarına neden oldu.Amerika’daki anne-babaların % 93 ü cinsel eğitimin verilmesinin olumlu sonuçlar doğurduğu görüşünde. Çocukları ilkokulda olan anne-babaların % 88 ‘i, çocukları orta okulda olan anne-babaların % 80’i cinsel eğitim alan çocukları ile cinsellik konuşmanın daha kolay olduğu ve işlerini kolaylaştırdığı görüşünde. Ayrıca ergenlerin % 92 si anne-babalarıyla cinsel konularda konuşabilmek istiyor.

CİNSEL EĞİTİM ETİĞİ

Bir yaklaşıma göre korunmasız olarak yapılan cinsel birleşmenin azaltılması ve bireylerin cinsel aktivitelerine karar vermeleri konusunda daha donanımlı olmaları için cinsel eğitimin gerekliliğidir. Üstelik, cinsel eğitim verilmesine destek olanların ve karşı çıkanların bir çoğu homoseksüellik eğitiminin hoşgörüyü geliştirdiğine ve homoseksüelliğin yanlış bir davranış olmadığı anlayışını cesaretlendirdiğini iddia ediyorlar.

Cinsel eğitim konusundaki diğer yaklaşıma göre ise, seksolojist Wilhelm Reich , psikolog Sigmunt Freud ve James W. Prescott’ dan esinlenenler,cinsel eğitimin beden üzerindeki kontrolünün ve sosyal kontrolün serbestliğini  tehlikeye atacağını savunmaktadırlar. Bu görüşün savunucularının cevap aradığı politik bir soru: toplum mu yoksa birey mi cinsel töreleri öğretmelidir sorusudur.

Cinsel eğitim konusunda fikir bildiren başka bir gurup ise cinsel eğitimin ailede mi verilmeli yoksa devlet tarafından mı verilmeli sorusuna  cevap aramaktadırlar. Bu guruptakiler cinsel eğitimin aileye bırakılması görüşündeler. Bu görüşteki insanlar devlet tarafından verilen cinsel eğitimin homoseksüellik  ve evlilik öncesi seks gibi ahlaki olmayan konuları kabuledilebilir normal bir şey  gibi gösterdiği ve ahlaki bakışaçısına zarar verdiği için karşı çıkmaktadırlar.

Birçok din evlilik dışındaki cinselliği ahlaki bulmaz ve karşı çıkar. Olaya dini açıdan bakanlar cinsel eğitimin içerisinde ahlaki konulara da girilmesi gerektiğini söylerler.


Yeni Makaleler:

Sınav Kaıgısı ve Hipnoz

Kimlere hipnoz Uygulanamaz

Türkiyede hipnozun Geçmişi