• An Image Slideshow
  • An Image Slideshow
  • An Image Slideshow
  • An Image Slideshow
  • An Image Slideshow
Cinsel etik,genel olarak  insan cinsel davranışının içinde ;özel olarak cinsel birleşme konusunun içerisinde olan etik konusunun bir kategorisidir.  Genel olarak rıza konularında, evlilikteki ilişki, evlilik öncesi ve evlilik dışı ilişkilerle ilgili konularda, cinsellikle ilgili konularda,bireylerin cinsel davranışının  toplumu nasıl etkilediği konularındaki sorulara cevap aranır.

Cinsel etik aynı zamanda bu kadar kalabalık bir dünyada yeni bir bebek dünyaya getirmek ne kadar etiktir sorusuna da cevap arar. Eğer çocuk sahibi olmak etikse, fakirlik ve yoksulluk içerisinde bir çocuğa sahip olmak etik mi sorusuna da cevap arar.

1- RIZA

2-EVLİLİK

3-CİNSELLİK

 3.1 Homoseksüellik

3.2  Parafili

4- BİREYLER VE TOPLUM

            4.1 Gücün Suistimal Edilmesi (Taciz Vs)

5-MANİPÜLASYON VE KİŞİSEL KAZANÇ

6. DİNSEL CİNSEL ETİK

7. HALK SAĞLIĞI

.

.

1- RIZA

 Cinsel etikte rıza anahtar bir konudur. Neredeyse bütün etik sistemlerde cinsel paylaşımcıların ‘rıza’ sını gerektirir. Cinsel etikte ayrıca paylaşımcıların rıza gösterebilecek yetenekte olup olmadığına da bakılır. Batı ülkelerinde  ‘rıza’ kanunlarla standartlaştırılmıştır. Çocuklar, zihinsel engelliler,akıl hastaları,hayvanlar,uyuşturucu ve alkol etkisindeki insanlar, rıza verme yetisini kaybetmiş veya rıza yetisi yok olarak sınıflandırılır. Etik olmayan aynı zamanda yasal da olmayan davranışlar arasında ırza geçme,taciz etme, hayvanlarla cinsel ilişkiye girme sayılabilir.

 

2- EVLİLİK

Bir çok kültürde, evlilik içi cinsel ilişki kabul edilebilir ve erdemli  bir davranıştır;  Bazı kültürlerde evlilik dışı ilişki kabul edilmektedir bu ise tartışmalı bir konudur.

Evlilik dışı ilişkiyi normal dışı gören kültürler bu ilişkilerin yaşanabileceği yerleri kendiler yaratmışlardır. Örneğin genelevler gibi. Evlilik dışı cinsel ilişkilere genelevlerde, yetiştirme yurtlarında hapishanelerde de rastlayabiliriz. Bu yerler nispeten toplum kontrolünün dışında olduğundan buralarda cinselliği ifade etmek, toplum kontrolünün olduğu yerlere göre daha serbesttir. Toplum içerisinde ise evlilik kurumu ile toplum kendi kendini kontrol altında tutmaya çalışır.bunun dışında evli iken partnerin arzusu dışında başka birisi ile cinsel ilişkiye girmekte etik değildir. Cinsel etik konusunda evlilik katagorisinin altında oldukça kompleks sorunlar vardır.

Birçok kültürde evlilik kurumunun bir üyesi hayat arkadaşının dışında birisi ile cinsel ilişkiye girmek zina olarak adlandırılabilirken , bazı kültürlerde ise hayat arkadaşının rızası varsa başka birisi ile cinsel ilişkiye girmek etik kabul edilebiliyor. Bazı kültürlerde ise rıza ya bakılmaksızın evlilik dışı ilişki etik görülmüyor.

Ayrıca, evlilik kurumu çiftlerin gelecek bir zamanda evlenmeye karar vermesi ve evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmesi olarak adlandırılan evlilik öncesi cinsel ilişki konusunda gündeme getiriyor.

3. CİNSELLİK

3.1- Homoseksüellik

Eski Atinalılarda,Plato ve Aristophanes gibi yazarların homoseksüel aşkın yararları hakkında yazdıklarına bakılırsa, erkekler arasındaki ilişki bir kural gibiydi. Aynı dönemde Socrates genç Alcibiades ile flört ederken birkaç yüz km ötede levant bölgesinde  (Vikipedi’den öğreniyoruz ki, Levant bölgesi, İsrail, Ürdün, Lübnan, Suriye, Filistin Kara toprağı ve Sina Yarımadası’ndan oluşuyor) homoseksüel ilişkiye giren insanlar taşlarla öldürülerek cezalandırılıyor.

Faydacılık akımının en iyi günleri yaşadığı günlerden bugünlere gelen modern etikçiler  homoseksüelliği kişisel tercih olarak nitelendiriyor.(T.M:Scanlon ve Bernard)

Homoseksüellik dünyanın bir çok yerinde sosyal olarak ve de yasal olarak reddediliyor.

3.2 Parafili

Parafilia, cinsel sapkınlıklar diyebileceğimiz olağandışı nesne veya cinsel aktivitelerin kişi için çekici gelmesi ile ilgili bir bozukluktur.

Bu terim Wilhelm Stekel tarafından 1920’li yıllarda yaratıldı ve 1960 larda John Money tarafından popüler hale getirildi. Psikologlar ve psikiyatristler parafiliayı   ‘Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabı’nda 1980 versiyonunda sistemleştirdiler. Parafili kelimesi Yunanca aslından alınmış iki kelimeden oluşmuştur. Para yan, philia ise sevme anlamındadır. Bütünü ile değişik sevmeler olarak türkçeye çevrilebilir. DSM-IV parafiliyi alışılmadık fantaziler üretme anormal cinsel dürtüler sergileme ve davranışlarda bulunma olarak tarif etmektedir. Dünya sağlık örgütünün tanımına göre ise, parafililer, obje seçimindeki ve cinsel eylem seçimindeki sıradışılıklardır (Ziyalar, 2000).

Adnan Ziyalar’ın (2000) Cinsel Davranış Bozuklukları kitabında parafili olarak değerlendirilecek bir davranışın en az altı ay devam etmiş olması gerektiği ve:
1. Bir klinisyen psikiyatristin tesbit edebildiği ölçüde bir huzursuzluk yaratmış olması , sosyal planda bir gerilemeye sebep olması şartı aranır.
2. Bu kimselerin kanundışı yaklaşımlarının olması, suç işlemiş olması veya suça yatkınlıklarının artmış olması da gerekmektedir.
3. Aralarında sıklıkla ölümle biten agresyonlara da rastlanması nadir değildir.
4. Sapmış cinselliklerinin doyumu için her türlü cinayeti dahi göze alabilirler.

Her parafilik olayın başında bir “arousal” uyarı ve uyanma ve sonunda bir “orgazm” haz ve bitiş vardır. Bütün olumsuzluklar ve kanun dışı olaylar ve suçlar bu ikisi arasındaki devrede meydana gelirler (Ziyalar, 2000).
Bir parafilik için başlamış olan bir uyarının mutlaka gerçekleştirilmesi lazımdır. Dürtü ve davranış önüne geçilmez ikilidir ve kişi için vazgeçilmez niteliktedir.
Parafilik alışkalığın çok erken yaşlarda başladığı, davranışın sıklığının giderek arttığı, ve kişinin bu davranışlardan utanmadığı ve suçluluk duymadığı, davranışın tekdüze bir hal aldığı ve birden fazla hastalıklı davranış biçimlerine geçildiği ve uyarı ve cezalandırmaların vazgeçirici olmadığı ve kişinin yardım almaya gerek görmediği durumlarda hastalığın gidişi iyi olmayacağı ve suça son derece eğilimli olduğu kabul edilir. Bu kimseler ağır bir suçun faili olabildikleri gibi, bir başka parafilik kişinin kolaylıkla kurbanı da olabilirler (Ziyalar, 2000). Çünkü suç istatistiklerinde cinsel şiddet içerek suçlar az oranda görülüyor olsa da cinsel şiddetin oranının bilinenden daha yüksek olduğuna inanılmaktadır.

Bir kısım parafililer kişinin problemlerinin en üst düzeye çıktığı zamanlara rastlar ve gelip geçicidir. Bir kısım ise kişinin her mizaç durumu için geçerliliğini korur ve bir hayat boyu devam eder. Çoğunlukla bu normalden ayrılmış davranışlar hemen puberte önü devresine veya sonrasına rastlar (Ziyalar, 2000).

 

Freud’a göre, yetişkinlikte görülen cinsel davranış sapmaları, çocuğun Oidipal dönemde karşılaştığı sorunlarla da yakından alakalıdır. Cinsel Davranış Sapmalarının, yani Parafili’nin, birçok psikolog veya psikiyatriste göre farklı sebepleri ve kökenleri vardır. Freud’a göre erken çocukluk yıllarında cinsellikte ortaya çıkan bazı problemler, yetişkinlik döneminde kendini göstererek o yıllara doğru bir gerilemeye yol açar ve bu tarz sapmalar görülür. Kimi psikologlara göre ise, bireyselliklerine kavuşamamış ve otoriter anne imgesinden kurtulamamış kişiler, kimliklerini sürdürememe korkusunu yenmek ve kafalarındaki imgelere karşı bir zafer kazanmak için, bir ilaçmışçasına bu sapmalara yönelirler. Cinsel sapmalar arasında Sadizim ve Mazoşizm de yer alır.

Araştırmalarda, kadının mazoşizme; erkeğin ise sadizime daha yatkın olduğu ortaya çıkmıştır. Freud da, sadist davranışların kökenini aslında mazoşist eğilimlerden aldığı sonucuna ulaşmıştır. Yani bir başka kişiye acı vermekten dolayı yaşanan haz ve doyum, aslında acı çeken o kişiyle özdeşleşme ve mazoşist isteklerin o kişiye yansıtılıp onunla özdeşleşilmesi sonucu yaşanır. Psikolog Gabbard’a göre ise kurulan sadist düşlerin temelinde, çocuklukta kendilerine yönelen cinsel ve bedensel saldırıları tersine çevirme ve öç alma, kontrol kurma duygusunu tatma isteği vardır.

Mazoşizm ve Sadizimin yanında, teşhircilik, röntgencilik, fetişizm gibi davranışlar da cinsel sapmalar arasında yer alır. Aslen Parafili’ler iki ana gruba ayrılır. Bunlardan biri, cinsel davranış seçimindeki anormalliklere göre sınıflandırılmıştır:

Frotterizm: Halk arasında “fortçuluk” olarak adlandırılan “sürtünmecilik” hastalığıdır.

Koprofili: Dışkıdan cinsel haz alma.

Skatoloji: Cinsel ima taşıyan konuşma biçimleri ile cinsel haz alma durumu.

Sadizm ve Mazoşizm: Acı çekmekten veya acı vermekten cinsel haz alma.

Röntgencilik: Bir başkasını çıplak ya da cinsel ilişki sırasında izleyerek cinsel haz alma durumu.

Asiksifili: Bir başkası tarafından boğulma eylemi sırasında cinsel haz alma durumu.

Teşhircilik: Başkalarına cinsel organını onların rızası olmadan göstererek bundan cinsel haz alma durumu.

İkinci grupta ise cinsel obje seçimindeki anormallikler yer alır:

Fetişizm: Cinsel bölge olmayan, belirli bir objeden yoğun bir biçimde cinsel haz alma durumu.

Transvestizm: Kişide biseksüelite ya da homoseksüelite olmadığı halde, kadın elbiseleri giyerek cinsel haz alma durumu.

Pedofili: Bebeklere ve çocuklara cinsel yönden ilgi duyma durumu.

Zoofili: Hayvanlara karşı cinsel istek duyma durumu.

Nekrofili: Ölü insanlara karşı cinsel istek duyma durumudur.

Amerika Psikiyatri Derneği, cinsel davranış sapmalarının kıstaslarını son yıllarda oldukça sınırlamıştır çünkü cinsel tercihlerin yargılayıcısı olmaktan haklı olarak kaçınmaktadır. Bir davranışın cinsel davranış bozukluğu olarak nitelendirilebilmesi için,

- İnsan olmayan objelerin kullanılması,

- Kişinin cinsel partnerine ya da kendisine ciddi anlamda acı vermesi,

- Partnerini ya da kendisini aşağılayıcı davranışlarda bulunması,

- Cinsel davranışların; çocuklara, insan ya da canlı olmayanlara, veya rızası olmayan yetişkinlere yöneltilmesi kıstasları ele alınmaktadır.

Tüm bu Parafililer, yine Freudyen bir bakış açısıyla, Oidipal dönemdeki kimi işleyiş bozuklukları veya çocuklukta yaşanan kimi tatsız olaylarla, veya kimi psikologlar ve psikiyatrlar tarafından “yok olma tehlikesiyle karşılaşılan veya bir anne-baba modeli altında ezilen kimliği ispat etme çabasının yansıması”; ya da “şiddet duygularının cinsel şekle bürünmesi” şeklinde açıklansa da Parafili vakalarına henüz kesin açıklamalar getirilebilmiş değildir.

 

 

4-BİREY VE TOPLUM

            4.1 Gücün (Nüfuzun,Güvenin) Kötüye Kullanılması

Birçok toplumda kuvvet kullanarak birisini cinsel aktivite yapmak zorunda kalma durumunu onaylamaz. Bu durum emniyeti suistimal etmek olarak adlandırılır ve etik bir davranış olarka kabul edilmez. Bir kişi çalıştığı işyerinde nüfuzunu kullanarak nüfuzunun avantajarından yararlanması cinsel istismar olarak adlandırılır. Çünkü yanında çalışanlar korkudan dolayı karşı koyma yeteneğini kaybetmiş olabilir.

Çocuk-ebeveyn ‘ensest’i de  aynı şekilde gücün ve güvenin suistimal edilmesi olarak görülür, üstelik çocuğun karşı çıkma kabiliyeti de göz önünde tutulmalıdır. Yetişkin aile bireyleri arasındaki ensest de ise rıza konusu her zaman sorun olmayabilir ve bu durumda bazı gözlemciler bu durumu suistimal olarak  görmez. Amerika’da Birçok organizasyon üyeleri ve onlardan hizmet alanlar arasında cinsel ilişkiyi yasaklamıştır.örneğin psikiyatristler,psikologlar,terapistler,doktorlar, ve avukatlar. Üstelik rahip,vaiz vb din görevlilerinin,öğretmenlerin, din adamlarının, antrenörlerin çalıştıkları yerlerde bu tür cinsel ilişkiye girmeleri kanunen yasaklanmıştır.

5-MANİPÜLASYON VE KİŞİSEL KAZANÇ

Seks insan içgüdüsünde bulunan temel  bir olgudur ve etik olmayan işlerle sonuçlanabilecek şekilde kullanılabilinir.  Bu nedenle seks işçiliği veya pornografi şeklinde doğrudan ekonomik bir alışveriş şeklinde değişim aracı olarak kullanılabilir. Gloria Steinem, Germaine Greer ve Naomi Wolf gibi feministler cinselliğin pazarlandığı bu pazarların etiğini sorgularken, Wendy McElroy gibi bazı feministler de seksin ticarileştirilmesinin kadını güçlendirdiği gerekçesiyle bu durumu desteklemektedirler.

6-DİNSEL CİNSEL ETİK

Birçok kültür cinselliğin dini bakış açısı ile değerlendirilmesi gerektiğini düşünür ve doğum kontrolü,mastürbasyon ve karışık ilişkiler konusunda dini referans alırlar.

7- Halk Sağlığı

Halk sağlığının ciddiye alındığı ülkelerde cinselliğin bireylerin sağlığını nasıl etkilediği çözülmesi gereken başka bir sorun olarak görülür. Bu çerçevede bireylerin cinsel aktiviteleri konusunda halk sağlığını  konusunda etik kaygı taşıyıp taşımaması gerektiği konusunda tartışmalar sürmektedir. Cinsel yola bulaşan hastalıklar ve korunma yolları, aile planlaması vb konular bu kapsamda değerlendirilir.

 

 


Yeni Makaleler:
Eski Makaleler:

Sınav Kaıgısı ve Hipnoz

Kimlere hipnoz Uygulanamaz

Türkiyede hipnozun Geçmişi