“Bugünün gençleri lüks ve gösteriş düşkünü, saygısız, başkaldıran, geveze ve obur yaratıklardır.” ( sokrates )Çağımızdan 2400 yıl önce söylenen bu söz, yetişkinlerin gençlere bakışı açısından hala geçerliliğini korumaktadır. Şimdi yetişkin olan anne, babaların ebeveyni de onlar için aynı sıfatları kullanmışlar, onlarda benzeri zorlukları yaşamışlardır. Örneğin; babalar kendi babalarıyla uzattıkları saçları nedeniyle çatışmaya girmişken, oğullarıyla yeni saç tıraşı yüzünden tartışıyor olabilirler. Görüldüğü gibi, biçim değişmekte, altta yatan tartışmanın özü aynı kalmaktadır.
Gençlik çağı, insanın benliğini arama dönemidir. O zamana dek dağarcığında biriktirdiği bütün yaşantıları, öğrendikleri, tarzları teker teker yeniden gündeme gelmekte, denenmekte ve seçilmektedir. Bu, büyüklerin küçülen giysileri dahil, dolaplardaki tüm giysilerini ortaya döküp denemesine benzer. Kimi kez çok küçülmüş bir giysiyi giymeye çalıştığımız, kimi kez birini modası geçmiş bulduğumuz olur. Sonuçta düzenlemeyi başardığımız dolap tıpkı ergenlik dönemini atlatmış kişiliğimize benzer. Yine bazı değişikliklere açıktır, ama artık biçimi belirlenmiştir.
10-20 yaşları arasını kapsadığı düşünülen ergenlik çağı, kendi içinde de oldukça değişkenlik gösterir. Ergenlik döneminin ilk yıllarında, gencin vücudunda ve hormonlarında önemli değişiklikler olmaktadır. Ergen uzayan boyuna, kol ve bacaklarına tam uyum sağlayamadığı için sakarlaşacaktır. Cinsel organlarının büyüme ve gelişmesinden hem gizli bir övünç hem de utanma duyacaktır. Kendine yabancı gelen dürtü ve duygularıyla başa çıkmaya çalışacaktır. Bu gelişmesini daha iyi anlayabilmek, daha çok özümsemek için, fırsat bulduğu her an aynanın karşısına geçecektir.
Genç kızların adet görmeleri, erkek çocukların gece boşalmaları; onların önceden bilgilendirilip ve hazırlanılmaları gereken yeni yaşantılarıdır. Böylelikle, çocukların yanlış bilgiler edinmeden ya da suçluluk duygusuna kapılmadan cinselliklerini kabul etmelerine yardımcı olunabilir. Cinsiyete ilişkin bilgiler aktarılırken sınırın iyi çizilmesi, yaşına ve olgunluk düzeyine uygun bilgiler verilmesi, çocuğun özel yaşantısına aşırı müdahaleden kaçınılması gerekmektedir.
Çocuklar, bu tür bilgileri kendi cinsiyetindeki ebeveynle daha rahat konuştuklarını söylerler. Cinsel gelişimin de büyümenin doğal bir parçası olduğunun bilinmesi, onlarla suçlamadan korkutmadan, rahatlıkla konuşulması gencin cinsel kimliğini benimsemesinde ve sağlıklı ilişkiler kurmasında önemli bir rol oynayacaktır. Ergenlik çağına geçiş yaşı, çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir. Ergenlik belirtilerinin ortaya çıkışı, kızlarda erkeklere göre yaklaşık 2 yıl daha erken olduğu için, bu yaş grubundaki kızlar, kendi yaşındaki erkekleri çok “çocuksu” bulabilirler.
Özetle; ilk ergenlik dönemi, ruhsal ve bedensel değişikliklerin neler olduğunun fark edilmesi ve anlaşılması çağıdır. Bu nedenle, genç sessizleşecek ve kendini anlamaya, tanımaya, keşfetmeye yönelecektir. Bu dönemde anne babanın ya da çevresindeki diğer kişilerin çocuğun sakarlığı, sesi, gelişimi, fizik görünümü ile ilgili eleştirisi ya da alayları onu derinden yaralayacak, temel güven duygusunu zedeleyecektir.
Bunu izleyen yıllarda genç, artık kendi tanıdığı biçimi ile, kendini çevresindekilere kabul ettirme çabasına girecektir. Bağımsızlığını doyasıya yaşamak en büyük uğraşı olacaktır. Bu nedenle, daha çok zamanını ev dışında geçirmek isteyecektir. Nerede olduğunun sorulmasını, kimliğine yapılan bir karışma, müdahale gibi algılayacaktır. Gidilecek yerler ve dönüş saatlerinin tartışılması genellikle sancılıdır. Oysa bunun bir denetim ihtiyacından çok, birlikte yaşayan insanların birbirine saygılarının bir gereği olduğu anımsatılmalıdır.
Gencin evine ve sevdiklerine bağlılığını sürdürerek bağımsızlığını kazanması en sağlıklı olan davranış biçimidir. Kendini ve başkalarını tanımaya çalışmanın en yoğun yaşandığı bu dönemde gençler, çevreye karşı yanıtlarında acımasız eleştirmenler olurlar. Çevrelerindeki herkese kişiliklerini çözümleyici ve eleştirici açıdan bakarlar, genellikle de beğenmezler. Hoşgörüleri kedilerinin seçtikleri ya da benzemek istedikleri kişi ya da arkadaşlarına yöneliktir. “Nasıl bir yetişkin olacağım?”, “Geleceğin ne olacak?” sorularını artık daha ciddi olarak sorguladıkları için, bazı zamanlar karamsarlık yaşayabileceklerdir. Bu dönemde gencin geleceği ile ilgili olumsuz yorumlar yapmak, “Sen adam olamazsın.” Gibi suçlamalarda bulunmak, onu güvensizliğe ve baş kaldırmaya itecektir. Gençlerin sözüne değer verme, onlarla ilgilendikleri konularda fikir alışverişinde bulunma, onların ufuklarını genişleteceği bu tür yaklaşımda bulunan yetişkinlere ve kendilerine olan saygılarını da arttıracaktır. Yetişkinlerin de gençlerin dinamizmine, farklı görüşlerine, inançlarına ve yaratıcılıklarına gereksinimleri vardır
- 12/06/2009 18:04 - Ergenlikte Bilinçli ve Dengeli Beslenme
- 12/06/2009 18:02 - Ergenlik döneminde arkadaşlarla ilişkiler
- 08/06/2009 13:24 - Madde Bağımlılığı ve Zararlı Alışkanlıklar
- 04/06/2009 13:02 - Ergen Üreme Sağlığı Sorunlarında Yapılması Gerekenler
- 04/06/2009 12:52 - Erkeklerde Ergenlik Döneminde
- 02/06/2009 00:29 - Peniste sertleşme ve boşalma
- 02/06/2009 00:28 - Erkek Üreme Organları
- 02/06/2009 00:25 - Adet Döneminde Öz Bakım
- 02/06/2009 00:23 - Kızlarda Ergenlik Döneminde Ortaya Çıkabileçek Sorunlar
- 02/06/2009 00:20 - Adet Döneminin Özellikleri
- 02/06/2009 00:14 - Ergenlikte Beslenme
- 02/06/2009 00:12 - Ergenlerde Serbest Zaman
- 02/06/2009 00:11 - Ergenlik ve İletişim

















