Sabahattin Aydın, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Ana Bilim Dalı, Van, Türkiye
Biz, organik bir nedene dayanmayan erkek cinsel disfonksiyonu tedavisinde akupuntur ve hipnotik telkinlerin etkisini araştırdık ve bunları plaseboyla kıyasladık. Bu çalışma, akupuntur tedavisi alan 15 erkek (yaş ortalamaları 36.7 +/-
10.43), hipnoz alan 16 erkek (yaş ortalamaları 38.4 +/- 10.75) ve kontrol grubu olarak yer alan 29 erkek (yaş ortalamaları 36.2 +/- 11.38) ile yürütüldü. Onlarla periyodik olarak görüşüldü; hastanın ifadeleri partnerleriyle görüşülerek teyit edildi. Plasebo alan erkekler seksüel işlevlerinde % 43-47 iyileşme oranı yakaladı, tedavi edilen gruptaki iyileşme oranı daha yüksekti ama bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Akupuntur ve hipnotik telkinlerin başarı oranı sırasıyla % 60 ve % 75 idi. İyileşme istatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte, akupunturla tedavi, organik-olmayan erkek seksüel disfonksiyom tedavisinde yardımcı terapi olarak kullanılabilir. Plaseboya üstün olan tek tedavinin hipnoz olduğu görülür. Daha etkili bir tedavi, bu modalitelerin birleştirilmesiyle elde edilebilir ama bu da başka bir çalışmanın konusudur.
Anahtar kelimeler: akupuntur, hipnoz, organik-olmayan empotans
Cinsellik, bütün fiziksel ve duygusal iyi-olmanın önemli bir bileşenidir ve erkek cinsel disfonksiyonunu tedavi etmek için daha kesin tanı ve etkili terapi şimdilerde mümkündür fakat organik-olmayan erkek cinsel disfonksiyonunun tedavisi hala tartışmalı bir konudur. Bu nedenden dolayı, organik bir patoloji olmadığı bilinen çok sayıda insan hala cinsel danışmaya ayrılmış kliniklerde tedavi aramaktadır.
Androjenler, antiseratoninerjik ajanlar, yohimbine ve naltrexone gibi bazı ilaçlar, kimi otoriteler tarafından kullanılmakla birlikte, erketil disfonksiyon için medikal terapinin sınırlı uygulanabilirliğe sahip olduğu düşünülür. Ayrıca, akupuntur ve hipnotik telkinlerin, psikojenik empotans yönetiminde anlamlı sonuçlar verdiğine dair araştırmalar vardır; buna uygun olarak, biz bu bozukluğun tedavisinde akupuntur ve hipnotik telkinlerin kullanımını değerlendirdik.
Akupuntur, meşru bir yöntem olarak kabul edilir ve Dr. William Rhyne tarafından 1683 yılında batı tıbbıyla tanıştırılmıştır. Doğuda ve Batıda çeşitli bozuklukların tedavisinde kullanılırken, 1980 lerde, “elektro akupuntur”u geliştirmek için düşük-frekanslı elektrik akımıyla birleştirilmiştir. Akut ve kronik ağrıdan kurtulmak için akupuntur yaygın olarak kullanılmış olmakla birlikte, çok sayıda araştırmacı onun ürolojik rahatsızlıklarda da kullanılabileceğinden bahsetmiştir. Bu rahatsızlıklar arasında, mesane dayanıksızlığı, kadınlarda acil-sık-dizüri sendromu, nokturnal enürezi ve renal kolik vardır. Öte yandan akupuntur veya elektroakupuntur, çeşitli seksüel disfonksiyonların tedavisinde kullanılır. Erken boşalma, empotans ve yüksek ve düşük libido, akupunturla iyileştirilmeye çalışılan klinik konulardan bazılarıdır.
Hipnoz, Ona “canlı mıknatizma” diyen Anthony Mesmer (1714-1815) zamanından daha önce geliştirildi. 1955 yılında İngiliz Tıp Birliği ve 1958 de de Amerikan Tıp Birliği tarafından bir tanılama ve terapötik metot olarak kabul edildi. Üroloji uygulamalarında hipnoz, etkililiğini nokturnal enürezi tedavisinde kanıtladı. Hem enürezi hem de organik-olmayan empotans psikojenik temelli olduğu için, biz empotans tedavisinde de hipnozun etkili olacağını umut ediyoruz.
Bu doğrultuda biz, prospektif ramdomize bir klinik çalışmada organik-olmayan seksüel disfonksiyon tedavisinde akupuntur, hipnotik telkin ve plasebonun etkililiğini kıyasladık.
MATERYALLER VE YÖNTEMLER
Empotanstan şikayet eden çeşitli yaşlardaki erkekler medikal ve seksüel bir tarihçe, fiziksel muayene ve laboratuar testleriyle incelendi ve değerlendirildi. Katılımcıların tamamı, kavern içine papaverin testi, nokturnal penil tumesansı ve snap-ölçüm bandıyla sertlik incelemesi, kan kimyası, Doppler ulrasonuyla penil vaskuler inceleme ve hormonal ve nörojenik değerlendirmelerden geçirildi. Organik nedenleri psikojenikten ayırmak için psikometrik testler kullanılmadı. Bu çalışmaya katılan 60 hasta klinik ve laboratuar incelemelerinden geçti ve organik bir neden bulunamadı ve onlar tesadüfi olarak tedavi gruplarına ayrıldı.: grup 1 akupuntur aldı (ortalama yaş 36.7+/- 10.43); grup 2 hipnotik telkin aldı (ortalama yaş 38.4+/- 10.75); grup 3 oral yolla plasebo aldı (ortalama yaş 35.1+/- 10.46) ve grup 4 enjekte plasebo aldı (ortalama yaş 37.1+/- 11.32). akupuntur, tek kullanımlık 30 numaralı iğnelerle, Bischko tarafından tarif edildiği gibi, St 30, St 36, K 6, CV 4 ve CV 6 noktalarına batırıldı.
ST 30 (Çince adı: Tsri-Tchrong) noktası, pubik kemiğin alt kenarında, simfizin iki parmak yanında bulunan noktadır ve iğne yerleştirildi. St 36 noktası (Çince adı: Sann-Lii of the leg) kaval kemiğinin interossea çizgisinin yarım parmak yanında ve K 6 (Çince adı: Tchao-Rae) fibula başının iki parmak altındaki kesişim noktasıdır. K 6 noktası ise, aşık kemiği çıkıntısının bir parmak altındadır. CV 4 noktası (Çince adı: Koann-luann), simfizin üç parmak yukarısındadır. CV 6 noktası (Çince adı: TsriRae) navelin iki parmak altında bulunur. İğnelerin batırılmasının ardından, akupuntur iğnelerinin etkisini kolaylaştıran elektrik uyarımını oluşturmak için 3 hz doğrudan akım uyguladık. Terapinin her periyodu 20 dakika idi. Terapi 6 hafta süreyle haftada ikişer kez gerçekleştirildi. Plasebo iğne grubunda iğneler, klasik akupuntur noktalarından farklı yerlere yerleştirildi. Ayrıca, elektrik uyarımı uygulandı.
Hipnoz, başlangıçta haftada üç kezden oluşuyordu daha sonra ayda bir keze düşürüldü. Telkinler 6. ay izleme oturumunda durduruldu. Post-hipnotik teknikler kullanarak, oturumlar sırasında derin transı başarabilen kişilere self-hipnoz öğretildi. Hipnotik telkinler, Crasilneck’e göre ayarlandı. Oral plasebo için, vitamin hapları kullanıldı. Bütün gruplardaki hastalar 7.6 ay ortalama süresiyle (3-12) izlendi ve periyodik olarak görüşüldü.
Kendilerini mutlu hissettiklerini ve seksüel aktivitede problem yaşamadıklarını ifade eden hastalar, “iyileşti” ya da “iyi sonuçlar” alındı şeklinde değerlendirildi. Cinsel ilişkiyi başarabilen fakat hala kimi başarısızlıklar yaşadığını ifade edenler, “orta düzey sonuç” olarak değerlendirildi. Her iki durum da “iyileşti” olarak kabul edildi. Bu ifadeler, bağımsız biçimde, partnerlerince de teyit edildi. İstatistiksel analiz için ki-kare testi kullanıldı.
SONUÇLAR
4 haftanın sonunda akupuntur tedavisi alan 7 hasta iyi sonuçlar aldı. Orta düzey iyileşme ifade eden iki hasta 6 haftanın sonunda kendilerini, iyileşmiş olarak tanımladı; diğer hastalar değişim olmadığını ifade etti. hipnotik oturumlara katılan hastalardan 5 iilk haftada iyileşti. Yedisi, 6 haftanın sonunda iyileşti ve dördü hala tatmin edici olmayan cinsel aktiviteden şikayetçiydi. Plasebo iğnelerine tabi tutulan dört hasta iyi sonuç, ikisi de orta düzeyde iyileşme yaşadığını ifade etti, diğer sekizi 6 hafta sonunda bir değişim olmadığını bildirdi. oral plasebo alanlardan altısı, birinci haftadan başlayarak, cinsel işlevde göze çarpan bir iyileşme gösterdi, bir hasta kendine-güvenin yeniden oluşturulmasıyla orta düzeyde iyileşme yaşadığını bildirdi.
Tedavi ve kontrol gruplarında yan etki ifade edilmedi. Tedavinin pozitif ve negatif etkileri, tablo 1 de verilmiştir.
TARTIŞMA
Erektil disfonksiyon, etiyolojik yönelimli terapi seçiminin büyük önem taşıdığı, en sık karşılaşılan ürolojik ikilemlerden birisidir. Modern tanılama yaklaşımı, eksiksiz bir klinik tarihçe alarak ve fiziksel muayeneyle başlar, nokturnal penil tumesans testi ve papaverin testiyle devam eder. endokrin değerlendirmesine ihtiyaç duyulur. Doppler ultrasonuyla ve arterigraf, kavernosografi ve kavernosomtri gibi daha pervasif prosedürlerle vaskuler disfonksiyona bakılır ve sakral –uyarılmış potansiyellerle şüphelenilen nörolojik rahatsızlıklara bakılabilir. Organik nedenli empotanstan psikojenik olanları ayırmak için çeşitli psikolojik ve psikometrik testler kullanılmakla birlikte, bazı otoriteler bu testleri kullanmaz. Bu otoritelerle fikir birliği içinde bu çalışmada psikometrik testler kullanmadık. Ereksiyonun patofizyolojisinin daha iyi anlaşılması için tedaviler geliştirilmiştir; rasyonel ve daha etkili terapi, altta yatan patolojiye göre belirlenmiş olandır. Bununla birlikte, şikayetlerinde organik neden bulunmayan bu kişilerde tedavi daha zordur ve zaman alıcıdır. Ayrıca, psikojenik ve idiopatik empotansın tedavisi hala tartışmalı bir konudur. Dahası, empotansın organik ve psikojenik nedenleri sıklıkla örtüşür ve tedavi olarak oral ajanların kullanımı sınırlıdır. Basit, ucuz, kolay uygulanabilir ve kabul edilebilir yöntemler, bu hastalar tarafından tercih edilir. Oral ya da parental ajanların sınırlı yardımından dolayı hastalar sıklıkla, bazı yardımcı yöntmeleri de deneyeceklerdir. Bu çalışmada, son zamanlarda klinik tedavileri olarak kabul görmüş olan ve etkililiği bilinen geleneksel akupuntur ve hipnoz terapilerinin etkileri plaseboyla kıyaslanmıştır.
Klinik araştırmalar göstermektedir ki, analjezi elde etmek için akupunturun etkililik mekanizması, serebrospinal sıvıdaki betaendorfin uyuşturucu endojenindeki artışla ilişkilidir. Ayrıca, akupunturun etkisini, spinal cord seviyesinde merkeze giden duyusal itikilerin modifikasyonuyla oluşturduğu öne sürülür. Çeşitli humoral ve nöral mekanizmaların akupunturda rol oynadığına inanılmakla birlikte, bütün bu mekanizmaların kesin bir açıklaması hala bilinmemektedir.
Tablo 1: empotanslı erkeklerin tedavisinde akupuntur ve hipnoz sonuçlarının plasebodan alınan sonuçlarla kıyaslanması
İyileşti Tepki yok
Gruplar Vaka % Vaka % Toplam
Akupuntur 9 60 6 40 15
Hipnoz 12 75 4 25 16
İğne Plasebo 6 43 8 57 14
Oral Plasebo 7 47 8 53 15
X kare: 3.95604 p: 0.26625
Diğer yandan çok sayıda psikosomatik bozuklukta akupunturla elde edilen başarılar, psikojenik empotans için de rasyonel bir çözüm olabileceğini göstermektedir. Bizim çalışmamız, makul sayıda hastanın iyileşme ifade ettiğini göstermektedir. İstatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte, akupunturla % 60 oranındaki iyileşme, erektil disfonksiyon tedavisinde çarpıcı bir alternatif yardımcı terapi olduğunu gösterir. Philip ve ark. çalışmalarında akupunturun etkisini spinal duyusal seviyede ortaya koyduğunu göstermektedir. Hastaların “iç huzuru” yakaladıklarını ifade etmeleri, onları akupunturun merkezi bir etkiye sahip olduğunu ifade etmeleri yönünde cesaretlendirmiştir. Anksiyete ve mental stresin yokolması, cinsel disfonksiyonda iyileşmeye katkıda bulunabilir. Philip’in belirttiği gibi, güçlü bir plasebo etkisine sahip olması, bu çalışma için ayrıca değerlidir. Akupunturla plasebo grupları arasında analmsız bir farkın olması bu görüşü destekler niteliktedir. Bununla birlikte, organil-olmayan empotans gibi psikojenik bozuklukların tedavisinde güçlü bir plasebo alternatif tedavi olabilir gibi totalci bir bakış açısından da kaçınılmalıdır.
Çarpıcı ve hemen hemen aynı etki ayrıca, oral ve iğne plaseboyla da başarılmıştır ki bu da telkinin gücünün önemini vurgular; hipnozun ardından % 75 iyileşme bu bakışı destekler. Hipnozla yakalanan bu sonuçlar, Crasilneck’in sonuçlarına benzer ve en iyi tedavi seçeneği olduğunu gösterir. Ayrıca biz, başka bir çalışmada testosteron undukonat ve trozodon gibi bazı oral ajanlardan hipnozun daha etkili olduğunu bulduk. Hipnoz mekanizması kesin biçimde tanımlanamamıştır. Onun bir tür uyku mu olduğunu ve tekrarlanan telkin ya da motivasyonlar sonucu oluşan spesifik bir fizyolojik durum ya da kortexin ketlenmesi durumumu olduğunu bilen yoktur. Mekanizma ne olursa olsun, tıbbi yöntemlerin başarısız olduğu kimi durumların bu yöntemle altedildiği belirtilmiştir. Migren, nokturnal enürezi ve psikojenik empotans tedavisinde alternatiflerinden çok daha üstündür. Bazı durumlarda o, tek alternatiftir.
Şimdiki sonuçlar, bazı erkeklerin endokrin-olmayan cinsel disfonksiyonlarının tedavisinde akupunturun en azından yardımcı terapi olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Hipnotik telkinler % 75 lik bir başarı oranıyla daha üsütn görünmekle birlikte oranlar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir.
Çeviri : Fatma ARIK
- 27/05/2011 20:25 - Organik-Olmayan Erkek Seksüel Disfonksiyonu Tedavisinde Testosteron, Trazodon ve Hipnotik Telkin Etkililiği

















